--Kişisel

Yine yeni yeniden

Yine ne istiyorum, nerede olmalıyım, ne yapmalıyım sorularıma yanıt bulamadığım bir gündeyiz. Hoppalaa. Mesela canım burada olmak  bişeyler yazmak istemiyor. Öte yandan biraz da istiyor. Çünkü yüzyıl oldu yazmayalı. Ve ben burayı neden kapatmadım? Neden hala para veriyorum? Hatta kapanmışken neden kurtarabilmek için gün saydım? Yazmak için değil mi?

Belki de sadece şımarıklık bilmiyorum artık. Yıllar önce olduğum domuz gribi aşısını düşünüyorum, üstüne de iki biontech çakıldı, kafam iyi değil bence. Kısırlaştırıyorlarsa iyi de, aptallaştırıyorlarsa sorun… Neden söylediğimi bilmediğim (-ki ben artık bir çok söylemimi, “Ben şimdi neden bunu söyledim ki?” diyerek irdeliyorum.) ve boşluğuma gelerek siteyi söylemiş bulunduğum bir iki gerizekalı¹ var mesela. Onların okuyacak olması da soğutuyor beni. Çok saçma değil mi. Ben burayı zaten gizlemiyordum ki… Ama insanların gözlerine de sokmuyordum. Bahaneler bahaneler, benim yazasım yok dediğim gibi… Bir çok insana hakaret¹ etmeyi genel olarak seviyorum galiba.  Tabi genelde arkadan ediyorum. Yemiyor çoğu zaman önden etmek. Bazen de yiyeceği tutuyor ağzımdan çıkanı kulağım duymuyor, duysa da “Salla Peren yardır!” falan diyorum. Söylediğim gerizekalılar tekrar eleştirmeye kalkarlarsa yardıracağım.

Yine çok saçma işler yaptım. Ve yapacağım. Hiç de durasım yok. Bu dünyaya saçmalamaya gelmişim gibi hissediyorum artık. Mesela spora başladım, bir gün yaptım sonra koronamsı bir şey oldum ve şu an yatıyorum. Hiç toplayasım da yok totomu tekrar, aklıma eseni yiyip içiyorum. 3 gram verdiysem 5 gram aldım.

Ya da tutamayacağım sözler verdim, yalan söyledim, bazen kendimden başka kimsenin zevkini, acısını otunu bokunu umursamadım… Çünkü bana ne. İnsanların acılarından da, mutluluklarından da bıktım. Ben yediğim haltları belli başlı insanlarla paylaşırken, herkesin acısına üzülmek, mutluluğuyla gülmek istemez oldum. “Ortak paylaşımınızın olmadığı insanlara yol vermeniz gerektiğini de, ben söylemeyeyim ama artık.”

İstemli veya istemsiz insanları kandırdığım oldu. Zevk aldım. Pislik bir insan oldum, kendimden nefret ettim. Sonra berbat kişiliğimi falan bir yana atıp, “Oha ben şu an bayağı iyi görünüyorum…” dedim, kendimi sevesim geldi. Evet sadece aptallar gibi, dış görünüşüm umurumda oluyor kimi zaman… Sonra bir başka zaman “Aman Tanrım bu tipimle mi ben beğenildim!” dediğim oldu. “E madem hazır beğenildim, takılayım ben bununla…” dediğim oldu. Seni seviyorumlar denildi karşılıklı. Gerçekten sevildi mi kuşkulu. Kimisi hiç söylemez. Çok önemli ve bir insana söylenir gibi tabuları vardır kimilerinin. Belki de doğrusu budur. Ama bence salla gitsin önüne gelene söyleyebilirsin, çünkü “bence” herkes bir gün o büyüttüğün cümleyi haketmeyecek gözünde… Ve bence karşılıklı güven diye de bir şey yok. Sadece bir profesyonelin arkadan çevirdiği işler olsa gerek. Bilinmeyen işler… Bence… Evet yazmayalı çok değiştim.

“Ben salak mıyım, neden buradayım(işyeri), neden bu insanla konuşuyorum…” diye kendime sorular sordum çokça mesela, yine. Yine diyorum çünkü her işyerinde farklı sorunlar, farklı sorunlular var… Sonra, tabi düşününce açlık, sefalet, mecburiyet… “Zamanında çalışmadın, kafanı kullanmadın, şimdi kafan çok çalışıyormuş gibi bir afralar tafralar…” Konuşacaksın tabi. Adam bu gerizekalılıkla şefin falan olmuş. Sıkıysa konuşma.

-O havucu burnuna mı soktun sen?! Evet çok komik bir şakaydı. Hıyarı da mı sokabiliyorsun? Hayır hayır görmeme gerek yok inanıyorum. Haha teşekkür ederim, evet çok güldüm, ömrümü uzattın.

Gözüne de soksa güleceksin tabi.

Kimseyi dolandırmadım, para falan çalmadım “şimdilik” ama gerekebilir ilerleyen zamanlarda, çünkü şu sıralar çok boş bir insanım. Ne kendime, ne de bir başkasına faydası olabilecek hiç bir şey yapmıyorum. Alışveriş batağına düştüm. Dünyayı alasım var. Üstelik “Amaaaaann bi daha mı geleceğiz dünyaya yeaa!!” falan diyorum. İşten kovuldum bi de ben tabi. Ama borç falan yapıyorum. S.et falan diyorum. Bak ağzım da yine çok bozuldu. (Bir ara toparlamıştım kendimi. Küfürü bırakmıştım. Sigara gibi mübarek, tekrar başladım. Hoşuma da gidiyor bir daha bırakamayacağım sanırım mereti.) Kendi dilimden birini görünce yardıra yardıra küfürlü konuşuyorum çok da eğlenceli bu aktivite.

Son bir yılı geçkin süredir, genelde gitar çalmaya çalışıyorum. Bi de insanlarla küfürlü konuşmak işte başka hiç bir aktivitem yok. Boşlukta gibiyim. Bu yüzden bu iki aktivitemi birleştirip, küfürlü iğrenç şarkılar albümü çıkaracağım ocak gibi sanırım. Hayır. Sadece gitmek istiyorum.


Bu yaz istediğim kadar denize gidemedim, YİNE, yeni, yeniden… Milletin tatil şehri diye kaçıp geldiği, kararmaktan kömür olduğu şehirde yaşıyorum bir de. Ama lanet eski iş yerimde çalışırken hiç gidemiyordum ya, yine buna şükür.

Bazı insanları kıskanıyorum. Çok güzel dolaşıyorlar, sağlıklı ve mutlular çünkü maddi durumları* yerinde (Belki sevdikleri işi yapıyorlar, belki de sevmeseler de hayvan gibi çalışma saatleri yok ve yaşayabilecek zaman buluyorlar. Ki geneli sevdikleri işte.)… Abartıya kaçmayan sosyal medya paylaşımlarıyla, gezilerini, mutluluklarını anılaştırıyorlar. Bence olması gereken de bu zaten. Ya da mutsuzsan mutsuzluğunu paylaşacaksın, can sıkıntını aptal fotoğraflar-videolarla belgeleyeceksin ki, can sıkıntın yüzde 99 ise 98 falan olsun. Paylaştıkça azalma ihtimali olabiliyor.

Bir de çok üzgün ve salak olanlar var. Gülerek poz veriyorlar ama içleri kan ağlıyor falan. Gittikleri bir konseri, operayı, tiyatroyu vs. naklen aktarıyorlar, telefonlarının kamerasından izliyorlar performansı sadece… Hani bi kısmını çekersin yine hatıra olarak kalır anlarım da, bir saatlik gösteriyi kesik kesik 45 dakika falan paylaşıyorlar. O kalan 15 dakikayı da telif hakkına girerler diye falan paylaşamıyorlar diyeceğim de, buna akılları ermez, bence kamera çekiş açısını bulmakla geçiriyor olabilirler zamanı. “Ay ben de çıksaydım bi kısımdaaağğ!”, ya da “Ay bu kısımda ağzımı şöyle yapsaydım keşkeeeğğ!!”-“Ay kocişim de çıksığğnnn!” – “Of karıcıkım çıkmağdığğ!” “Of kahve almadığğk, o karton bardak çok hoş görünüyooğ ekrandaağ!”

Kocişime çağy yaptım, birazdan sütlü kahve de yapicağm, tivide gebeş oğlanlar dizisini izliceğz. Çünküğ beğn bu diziyi çoğk seviyorum ve kocişim de beni çoğk seviyo, beni kırmayıp ve böyle salak olduğum için beni boşamayıp benimle dizimi izlio, çünkü kimin kocişi buuuuğğğğ!!!

Bir süreliğine yada temelli gitmek istiyorum artık. Umarım gidebilirim… Bu yazıyı son yazıdan (ki bir öncekini yayından kaldırmıştım fazla saçmalayınca.) bir yıl sonra falan yayımlıyorum. Bir sonraki yıl yani 30 yaşımda görüşmek üzere artık elveda. İnşallah Kanada’dan falan yazıyor olurum onu 😀 Çanakkale’den selamlar diye başlamam inş. 😀

Bir de konu resmi yapayım, genel-sade, hepsinde kullanabileceğim bir şey olsun istedim. Pavyondan fırlamış gibi oldu yine Resim.

Hiçbirinde bunu kullanamayacağım tabi. Sadeleştirebileceğimi umuyorum, hadi hayırlısı…

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Tabi öyle bir yazı yazabilirsem. Malum artık ıkınıyorum resmen yazabileyim diye. Çok saçma…

Ayrıca bu yazıları da beğenebilirsiniz...

0 0 votes
Article Rating
Takip
Bildir
guest
4 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Tahsin
Tahsin
23 gün önce

global olarak herkesin psikolojisi bozuk dicem seni yıllardır tanıyorum tanıdığımdan beri ayrı bi ruh halin var, tanımlayamıyorum da işin garibi. yazdıkça rahatlatıyo diyolar en azından genel kanı bu, yazmaya devam et, belki rahatlatır, belki tekrar okuduktan sonra kendinde bi hatanın farkına varırsın, belki senin göremediğin bişeyi başkaları görür de birileri yol gösterir.

böyle diyen adam kendisini bloga o kadar açmanın sıkıntı yaratabileceği paranoyasına kapılı, o yüzden önerimi de ciddiye almazsan anlarım 🙂

iyi dileklerde bulunmaktan başka yapılacak pek bişey gelmiyor elimden, “var tahsin!” dicek olursan da ulaşmanı beklerim.

kendine iyi “davran”.
görüşürüz

adamkarga
23 gün önce

Ne yazarsan yaz, yeter ki yaz. Sen yazmayınca eksik kalıyor kişisel blog kelimesi.

Hayat, iyisiyle kötüsüyle, yalanıyla gerçeğiyle, varlığıyla yokluğunda bir şekilde güzel. Yaşamak güzel şey değerini fark edince. İnsan her zaman tutunacak bir şeyler bulabiliyor. Kocişinle birlikte keyfini çıkar zamanın. Umarım her şey umduğunuzdan güzel geçer bir sonraki yazına ve sonrasına dek. Bu arada sen ne ara otuz oldun, yaşlandık mı biz o kadar o.O

4
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x