Saçma bir Türk filmi gibi…

Salak kafam Perenc.com’u kapattığım güne de, kafama da edeyim. Sinir oluyorum KENDİME!!! Bu alttaki şeyi yazmışım 2012’de. Bundan tam 10 yıl önce. Duygulandım görünce. Ah :/

Çok özledim. O günleri de, o insanları da çok özledim. Saçma bir film gibiymiş ve ben bugünleri hiç hatırlamıyorum. Geçmişi unutmak çok üzücü. Tabi 20 yaşındayken pek fazla imla kurallarını bilmediğimi görmek de öyle. Düzenledim de yapıştırdım yazıyı buraya…

Bugün de kendime üzülüyorum çok şükür.

Dondurmamı üzerime düşürdüğüm, su poşetinin yırtıldığı, hani şu üzgün olduğum gece… Müdüre yoklamaya geldiğinde beni üzgün gördüğü için nedenini sormuştu.. Olanları anlattığımda, ‘Ay sana ben dondurma alırım üzme canını sen yaa..’ demişti.. Gülmüştü. Beni de güldürmüştü..’Hayır, keşke tek sorun dondurma olsaydı, ama o değil ki…’ deyip, gerek olmadığını da ekleyip, teşekkür etmiştim..

Ertesi gün her zaman ki gibi yurda girdim. Görevli abla ‘Peren, aşağıya ineceksin değil mi?’ dedi. İnce, tuhaf bir sesi var onun.. Bunları söylerken gayet ciddiydi. Hayırdır inşallah dedim kendi kendime..
-’Evet ineceğim, ne oldu ki?’
‘Yok önemli bir şey değil, bende bir emanetin var…’ dedi..

Şaşırdım. Odama çıktım, ama kara kara düşünüyorum.. Allah Allah nedir ki acaba.. Ama içim içimi yiyor.. Yemeğe yarım saat sonra inerim diye düşünüyorum.. Şimdi inmemeliyim… ’Acaba annemler mi bir şey gönderdiler??’
Hemen annemleri arıyorum… Yok göndermemişler. Annem merak ediyor; ’Öğrenince haber ver, söyle, ya da ben ararım seni tekrar..’ diyor..
Hay Allah şimdi onları da merakta bıraktım. Hayır, iki kat aşağıya inmemek için elimden geleni yaptım ya aferin bana..
Yarım saat duramıyorum, annemlerle konuştuktan hemen sonra aşağıya koşuyorum.
‘Bedriye teyze yukarıda duramadım çok merak ettim nedir şu emanet yaa??? Annemleri aradım, bir şey göndermemişler, kim ne vermiş olabilir ki…’
– ‘Annenleri mi aradın?’ dedikten sonra Bedriye teyzeyi bir gülme tutuyor ki sormayın.. ’Ha deli kız…’
‘Gel veriyim emanetini..’ dedi, bende arkasına takıldım.. Güle güle buzdolabından bir dondurmayı çıkartıp elime verdi..

Sonrasında ikimizi de bir gülme tuttu.

25 mayıs 2012 – Peren

Duygu hanımı aramam lazım. Hayırsızlıkta dünya markası oldum.

2 yorum

comments user
Çağrı Mustafa Alkan

Ne güzel bu bahar havasında okumak yazdıklarını. Şimdi elimde bir meyveli içecek olsa, uzun uzun okusam istedim ama sen de kısa yazıyorsun 🙂

    comments user
    Peren

    😅 teşekkür ederim Çağrı. Maalesef evet pek yazamıyorum artık 🤷🏻

Bir yanıt verin