--Kişisel

Kapitalist düzen neden beni de …?

Bu sene çok har vurup harman savurdum tabiki de. Başka bir açıklaması da, yeterince çalışmamam olabilir. Yani işim varken çalışıyordum, elimden geleni tabiki de fazlasıyla yaptığıma inanıyorum… Ama şutlandıktan sonra çalışmadım. Şimdi sezonluk çalıştığım, şutlandığım yer çağırıyor tekrar çalışmam için. Ve gideceğim tabiki de. Onlara kaldım evet. Ve orada çalışacağım son yıl olacak gibi hissediyorum. Öyle de olsun istiyorum zaten. Kendime farklı bir yol çizmeliyim. Bu sezonun sonunda bunu yapacağım. Kararlıyım.

Geçtiğimiz sezon bitiminde şirket beni işten çıkardıktan sonra, tekrar çalışmayı denedim aslında… Henüz gitar kursu başlamamış, gecikmenin dibini yaşıyordu. Protokol sıkıntıları yüzünden, açılması gereken tarihten 2 ay daha geç açılacak olduğu için, 1 ay bile gidemeyecektim toplamda. Ve haftada üç gün olacak olan kurs ikiye düşürülmüştü. Hüzün hüsran… Gitarı öğrenemeyeyim, bir 10 yıl daha kenarda dursun paslansın, iki tıngırdatmadan sapı düşsün diye resmen kara kaderim benimle oyunlar oynayıp, nanik yapıyordu. Ta ki işten çıkarıldığım 31 ekim gününe dek.

İşten çıktım diye karalar bağlamamı istemedi nanikçi kader. İlk önce 4 kasımda gitar kursun açılacak, kendine gel canlan diye bir mesaj attı. Sonra da, bir ara küçük bir yarışmaya girmiştim, ondan da bir aylık Netflix üyeliği kazanmışım, onun mesajını attı 😀 Evet o gün benim şanslı ve mutlu günümdü. İş teklifini de o günün akşamı aldım;

😀 Hayır öyle bir iş teklifi dedim ki, gören de fabrikada müdürlük, şirkette CEO’luk sanar. Sadece çikolata satan bi kafede iş vardı ve şanslı günüm malum, Netflix’ler kazanıyorum-bir türlü açılamayan kursum açılıyor falan, hayırlı olsa gerek deyip hemen atladım. Ne hayır ne hayır… Eğlenceli duruyordu tabi. Malum, bilindik güzel bir kafe ve ben çikolatayı seviyorum 😀 1 Kasım günü, 11 saat boyunca o kafede garsonluk yaptım. Geliş gidiş saatlerini katmadan 11 o, yanlış olmasın 😛 Bakın elimden geleni yapmışım gayet 😀 Ama bunun sonunda sadece 70 tl aldım. Ve yemek vermediler. Giderken de otobüsle gitmiştim, yaklaşık bir buçuk saatlik bir mesafe olduğu için. Yemek vermedikleri için ucuz bişeyler yerim çok param gitmez diyordum ki, diğer garsonlar benim tahmin ettiğime nispeten pahalı bir şey yemeyi teklif ettiler. E tabi insanın canı istiyor. Meret can. Velhasıl sonunda elimde 40 tl gibi bişey kaldı. ‘Uzun’ günün kârı, yada bilemedim kârsızlığı da olabilir.

“Ertesi gün de gelir misin?” dediler. Tabi iyi garsonum canım. Tabak, çanak kırmadım, ilk günden sipariş falan aldım… Bulmuşlar ben gibi iyi garsonu bırakırlar mı 😛 Ya da iyi kullanılacak, karın tokluğuna çalışacak eleman? Köle? Bilemedim.

Ama 4’ünde nasılsa başlayacak kursum, diye düşünüp “Tamam!” dedim. Bu kez 7-8 saat kadar çalıştırdılar. Ve 50 tl verdiler. Yemek yine yok. E artık bozuldum ama… Gelişim gidişim 1’er saat. Rahat 10 saatimi çalıyorsunuz, gün sonu cebimde 30 tl kalıyor ya da kalmıyor. Siz şerefsizseniz ben de biraz şerefsiz olmalıyım… Ayın 3’ünde tekrar gitmeye karar verdim.

İlk gittiğim gün çikolata satışının yapıldığı özel bölmeli odayı gösterirlerken, canımın istediğini (yani bir iki tane) yiyebileceğim söylenmişti. Ama utanıp 2 gün boyunca yememiştim. 3. gün ise çikolataların hepsini tattım. Yedim desem yeri 🙂 tatmakla kaldığım söylenemez çünkü karnımı doyurdum. Gayet kötü, ama gün sonunda yemeğe 20 tl harcamamış ve elinde 50 tl olan bir çalışandım. Ben olsam kovardım kendimi. Ama 4.gün için yine çağırıldım :/ Tabi bu kez çalıştığım o saatlerde, gitar kursundaydım. Ve ilk ders sadece gitarı tutmayı öğrendik. Gitsem 30 tl kazansam olurmuş. Kâr kârdır. Kazandığım paraya kâr denir mi bilmem ama çikilatalar kârdı 😀

Neyse sonum bu işte. Bir Alman markası gibiyim ; Fakir. Ama gurursuzum ben tabi diğerlerinin aksine. Ve bu umurumda değil, çünkü bence aptalca.

Ayrıca bu yazıları da beğenebilirsiniz...

0 0 vote
Article Rating
Takip
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x